Perşembe, Eylül 28, 2006
Şiirde ahenk üzerine
Dalgalar ileri atlar
Derinleşir deniz,
Dalgalar ileri atlarken gerisingeri
Devam etmektedir tedrici.
Hep derinseydi deniz
Ve hala derinleşiyorsa durmadan
Altımızı oyuyordur
Ahenkle sarhoş edilen zaman.
Çarşamba, Temmuz 12, 2006
Adalet
Tek parmağının ucunda durmaya çalışıyor
Bir elinde terazi, kefelerinde anıları, gözleri bağlı
Tartamıyor o yüzden,
Unutmuş diğer elindeki kitabı
Bir elinde terazi, kefelerinde anıları, gözleri bağlı
Tartamıyor o yüzden,
Unutmuş diğer elindeki kitabı
Çarşamba, Temmuz 05, 2006
İt
Yabancı gördüğü her şeye nefretiyle, tasması ve kulübesiyle o tam bir köpekti. Sokaktaki diğer hayvanların ne yediğinin önemi yoktu, sahibinin korunacak ne kadar çok şeyi varsa o kadar iyi semirirdi. Çarpık bir algı ile koruduğu şeyleri kendinin zannederdi. Zaten sahiplenecek bir şeyi olmalıydı havlaması için; o içinde yaşadığı bahçe, kulübe, boynundaki tasma, ucundaki uzun zincir sahibinden gayri hem de onun değil miydi?
Sokaktaki diğer köpeklerle ağız dalaşına girip kafa ütülerdi her gün, onları hiç görmese de tanımasa da kendince bekçilik işini elinden alabilecekleri dürtüsü ile soluğu kesilene kadar bağırır, dayak yemeden susmazdı.
Geceleri hürriyetinin çivili utancından çıkarılırdı uzun zinciri. O yüzden çok severdi kameri bahçenin efendisi kutsal köpek. Özgürlüğü ahmakça kuyruğunu sallayarak kutlardı her gece. Kazanılmamış özgürlüğün aslında esaretin kendisi olduğundan bihaber o çok sevdiği gecenin gündüz zincirlenmesine neden olduğunu anlayamadı hiçbir zaman.
Böyle zavallı, böyle aptal geçti yılları köpeğin. Benim pencerelerinden kovulduğum eve bir gün bir hırsız girdi, o ahmak ile son görüşmemiz oldu o gecenin sabahı. Sonraları kulübesini kaldırdılar ıslak burunlunun. Eşiği kendi evlerininki kadar büyük yeni bir kulübe yaptılar yeni köpek için.
Sokaktaki diğer köpeklerle ağız dalaşına girip kafa ütülerdi her gün, onları hiç görmese de tanımasa da kendince bekçilik işini elinden alabilecekleri dürtüsü ile soluğu kesilene kadar bağırır, dayak yemeden susmazdı.
Geceleri hürriyetinin çivili utancından çıkarılırdı uzun zinciri. O yüzden çok severdi kameri bahçenin efendisi kutsal köpek. Özgürlüğü ahmakça kuyruğunu sallayarak kutlardı her gece. Kazanılmamış özgürlüğün aslında esaretin kendisi olduğundan bihaber o çok sevdiği gecenin gündüz zincirlenmesine neden olduğunu anlayamadı hiçbir zaman.
Böyle zavallı, böyle aptal geçti yılları köpeğin. Benim pencerelerinden kovulduğum eve bir gün bir hırsız girdi, o ahmak ile son görüşmemiz oldu o gecenin sabahı. Sonraları kulübesini kaldırdılar ıslak burunlunun. Eşiği kendi evlerininki kadar büyük yeni bir kulübe yaptılar yeni köpek için.
Pazar, Haziran 18, 2006
Demir'e Rubai
Süslü Acı
Kişilik bozuklukları toplumu güçleştiriyor yaşamayı
Bu gün dostunum yarın düşmanından da hain
Bu gün sevgilinim yarın en anlaşılamamış kayıp kişiyim
Yaşamak etten tırnak sökülüyormuş gibi kopmasını bekleyerek
Bunalım,
Gaz molekülleri misali itişip kakışarak yaşamak,
Üstüne basarak soğuk olanın, sıcak olandan çalmak hayatı
Bazen soğuk olan tarafından çekilmek aşağı
Tabakalaşarak,
Hiçbirimiz istemese de birbirimizi bekleyerek
Aramızdaki duvarları boyamak yaptığımız
Kelimeleri renkli taşlar gibi dizerek anlatmak hayatı
Süsleyerek acıyı, yücelterek, okşayarak kanlı başını
Yaşamak,
Kafasızca denkleştirirken çelişkileri yarını bekleyerek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

